10 Ocak 2009 Cumartesi

kendini o büyüye vermisken, tüm bedenini huzur sarmisken, hayati o icindeki harika hissle resmen hayarete düsürürken, birden altindan alirlar iste yer yüzünü...birden o muhtesem renkler kaybolur, icindeki tüm sicak hisler tek bir yangina dönüsür, bazen buza ve düsersin dibe..dibe düsersin ama ne sert bir zemin bekler seni diplerde ne de yumusak bir zemin..öylece düsersin sadece. bos.

tutan hic mi bir sey yoktur? niye tutsun baska bir sey seni, sen tutunmayi bilmeyince. veya neden ögrenmiyorsun düsmemeyi. neden bekliyorsun ki bir seyler? beklenti niye? oysa beklemeden sevebilmekti önemli olan dimi...ama ya batira batira tüm balonlarin patlamissa.niye patlatilir en güzel, en renkli balonlar? ucsun onlar..ucsun ki, besledigin o sonsuz mutluluk evrene yayilsin..yayilsin ki, hic bir seyden korkun olmasin. her yerde bir mutluluk balonun olsun. olsun ki her gökyüzüne baktiginda sükredebil..her gökyüzüne baktiginda mutlu olabil.

ama patlarsa o balonlar..patlatilirsa, o zaman ne yapmali?

0 yorum: